Daha
Daha yakın !
Bir ateş yanmıyor mu gözlerimin içinde
Başka türlü bir tını yok mu sesimde
Görmüyor musunuz
Sizin gibi değilim ben
Burada
Kafese tıkılmış bir aslan kadar mutsuzum
Bakmayın tenimin parlaklığına
Çürüdü, koktu o tenin içinde ruhum
Dünya kurulduğundan beri yaşıyor gibi
Kaldırılmaz yükleri taşıyor gibi
Bir çamurun içine batıyor gibi
Yorgunum
İzin verseniz
Ben gitsem artık
Size bıraksam medeniyeti
Dilini bilmediğim
Daha önce hiç görmediğim
Yeşil memleketlere gitsem
Giysem beyaz keten fistanımı
Ayakkabımı çıkarsam
Yalın ayak kalsam
Saatimi çıkarsam
Zamansız kalsam
Kimsesiz, bir kendimle kalsam
Çıksam bir uçurumun burnuna
Rüzgara bıraksam saçlarımı
Uçsalar fistanımla beraber
Serçeler geçse üstümden
Üstümden pembe beyaz bulutlar geçse
Ben kendimden geçsem
Sizin gibi değilim ben
İzin verseniz
Ben gitsem artık
Size bıraksam medeniyeti
Dilini bilmediğim
Daha önce hiç görmediğim
Yeşil memleketlere
Aylin ÇAĞLAR
Devious Comments
-bence-
--
tranquill eyes!?! bite my lips, bite my lips. shhh under your feet [link]
Çok çok çokk güzel bi şiir.. devamı varsa dört gözle beklicem
--
bi yere gideceğimiz de yok zaten öyle bi duygu gelip gidiyo sadece biz sabitiz
Yani devamı derken başka şiirler..
--
Daha nicelerini okumak,paylasmak istiyorum.
Ben seni cok seviyorum.
Bilirsin; guzel sanatlar konusunda eksi duzeydeyim
Bu da benden olsun...
--------------------
GITMEK
Bugunlerde herkes gitmek istiyor.
Kucuk bir sahil kasabasina,
Bir başka ulkeye, dağlara, uzaklara...
Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konuşsam ayni şey...
Herşeyi, herkesi birakip gitme isteği.
Oyle "yanina almak istediği uc şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi goturdun demektir.
Keşke kendini birakip gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize raziyiz diyelim, oteki de olmuyor.
Yani herşeyi yuzustu birakmak goze alinmiyor.
Boyle gidiyoruz işte.
Bir yanimiz "kalk gidelim",
obur yanimiz "otur" diyor.
"Otur" diyen kazaniyor.
O yan kalabalik zira...
İş, guc, sorumluluk, coluk cocuk, aile,
Guvende olma duygusu...
En kotusu alişkanlik.
Alişkanliğin verdiği rahatlik,
Monotonluğun doğurduğu bikkinliği yeniyor.
Kaliyoruz...
Kuş olup ucmak isterken, ağac olup kok saliyoruz.
Evlenmeler...
Bir cocuk daha doğurmalar...
Borclara girmeler...
İşi buyutmeler...
Bir kopek bile bizi ucmaktan alikoyabiliyor.
Misal ben...
Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak oteye taşinamiyorum.
Alip gotursem gelmez ki...
Butun sokağin kopeği olduğunun farkinda,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sirtinda yumurta kufesi olmak" diye bir deyim vardir;
Evet, sirtimizda yumurta kufesi var hepimizin,
Kendi imalatimiz kufeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dunyada.
Olum var zira.
Olume inat tutunmak lazim,
İnadina kok salmak lazim.
Bari ufak kacişlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakasi.
Hepimiz kacabilsek...
Butce, zaman, keyif... Denk olsa.
Gun icinde mesela...
Kucucuk gitmeler yapabilsek.
Ne mumkun.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkısi p kaldik.
Sirf yeme, icme, barinmanin bedeli
Bu kadar ağir olmamali.
Hayatta kalabilmek icin bir omur veriyoruz.
Bir omur karşiliği, bir omur yani.
Ne sacma...
Bahar midir bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşik olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadi hic,
Ama olsun... İstemek de guzel.
Can YUCEL
Previous PageNext Page